Yeraltı Edebiyatı
2 Sayfa: [1] 2 »Dip
PerÅŸembe, Aralık 27th, 2007Neden burada olduÄŸumu kendime her soruÅŸumda biraz daha azalıyordum galiba. SavaÅŸtan sonra ve çığırından çıkan zamanın ardından birçoÄŸumuz böyle düşünüyorduk. Gecenin ardından gündüzün gelmesini alışmış bir nesil için bizim yıllar süren karanlığımızın nasıl bir anlamı olur bilmiyorum. Belki de siz okuduklarınızı deli saçması diye bir kenara bırakacaksınız. Yazdıklarıma ne derseniz deyin, ben size kıyameti anlatacağım. […]
102 Numaralı Oda
Perşembe, Aralık 27th, 2007Daha önce hiç mutlu olmuş muydum? Mutluluğu gerçekten tatmadım ki ben. Peki o halde neden bu kadar çok üzülüyorum? Neden sürekli gözlerim doluyor? Daha önce hiç gülmediysem, gerçek bir kahkaha atmadım ki ben, neden ağlıyorum şimdi?
Philip Breth ÅŸehrin günlük karmaÅŸasını hissetmiyordu bile. Arabalar, insanlar, insan taklidi yapanlar, binalar, medeniyet. Phil’in umurunda deÄŸildi hiçbiri. GüneÅŸ yavaÅŸ […]
Biçimsiz Hikaye
Perşembe, Aralık 27th, 2007Ve üç esas, bir yan kahramanın etrafında dönen bir hikâye olması ona kesinlikle bir biçim kazandırmıyor.
Birinci kahraman, otuzlarını henüz yarılamış bir adam. İsmini bilmiyoruz. Fazla önemi de yok zaten. Onun hakkında bilmemiz gereken tek şey yeryüzündeki hiçbir kadına aşık olmadığı. Bir ay öncesine kadar yani…
İkinci kahraman, bir ay önce adam tarafından aşık olunan kadın. En […]
İhtiyar ve Suskunluğu
PerÅŸembe, Aralık 27th, 2007Ben şöyle dediÄŸimde, kimi zaman böyledir. Aslında ÅŸu: Ben elli bilmem kaç yaşında, yaÅŸlı, yorgun adam… Bana ne düşünüyorsunuz diye sorduÄŸunuzda o gün… Hiç. Zihnimi dinlendiriyorum. Hiç dediÄŸimde ÅŸunları düşünüyordum: İhtiyar ressamın hikâyesi, aklımdaydı zaten ne zamandır.
İşte:
Ressam ihtiyarın biri. Aslında yazar olmak istemiÅŸ. Kör. Nasıl olur ki? Olmadı. Yıllarca düşünmüş, uydurmuÅŸ, kurgulamış. Bir tane kızı […]
Siyah Ayna
PerÅŸembe, Aralık 27th, 2007Yelkovan sakin ve rutin hareketleriyle sessizce hedefine doÄŸru yaklaşıyordu. Alacakaranlıktaki bilinç, parlak ve kavisli yüzeyinde pek çok algı parçacığını barındırıyor, su üstünde yürüyebilen böceklere benzer bu parçacıklar, aksak ve düzensiz hareketleriyle gerçeküstü bir tabloyu durmaksızın oluÅŸturup bozuyorlardı. Önceden belirlenmiÅŸ noktaya varışıyla birlikte, akrebin vurucu tek bir hareketi zili tutan zembereÄŸi boÅŸaltmaya yetti. Çanlar olanca güçleriyle […]
Huzur(suz)
PerÅŸembe, Aralık 27th, 2007Çok deÄŸil, daha iki üç dakika önce tüm masayı anlattıklarıyla kırıp geçiren bu adamın, herkesler dağıldıktan sonra yüzünü yüzüme yaklaÅŸtırıp, alt dudağı her an titremeye hazır bir ÅŸekilde konuÅŸmasına ÅŸaşırıyorum. Bu olası felaketi engelleyecek bir yol bulmaya çalışıyorum, zekice kurulmuÅŸ bir cümle arıyorum hemen. Titreyen alt dudaklara dayanamıyorum çünkü. Ne kadar uÄŸraÅŸsam da söyleyecek uygun […]
2 Sayfa: [1] 2 »