Posts Tagged ‘Turkiye’
Müzik ile Başlayan Aşk

imkansızdı…öyle olduğunu düşünüyordu…ama yılmayacaktı…hep gerçekleşsin diye uğraştı…
büşra, küçüklüğünden beri bir ünlüye aşıktı, adı üzerinde o bir ünlüydü ve amerikalıydı, büşra’ysa türkiyenin küçük illerinden birindeydi, ama aşıktı işte.yani, onu çok seviyordu.büşra’nın birde arkadaşı vardı.Fulya…
hayallerini onaher akşam buluştukları yerde anlatırdı.fulya’da ona ortak olurdu, hep bir gün amerikaya gidecekleri günün hayallerini kurarlardı.ve bir gün, lise sonda öss sınavından sonra büşra babasına
“baba, ben amerikaya gitmek istiyorum…”
babası şaşırmıştı.büşra’dan böyle bir teklif beklemiyordu.büşra, hayatının aşkıyla karşılaşmak için bunu istiyordu ama tabii babasına bunu söyleyemicene göre “üniversite için, ingilizcemi geliştirmek istiyorum” demişti.fulya’da o akşam babasına amerika meselesini açmıştı.birkaç gün sonra fulyanın babası da büşranın babası da amerika işine izin verdiler çünkü bu onların ingilizcelerine katkıda bulunacağını düşünüyorlardı.ve üç hafta sonra, yolculuk günü geldi büşra aşkına artık bir adım daha yakındı…
uçaktan indiler, büşra kalbinin yerinden fırlayacağını hissediyordu.eee, ne de olsa yıllardır aşık olduğu kişiyi görecekti.aslında bazen bunu çok saçma bulmuştu, sonuçta o bir ünlüydü ve amerikalıydı.büşra’ysa onun için amerikalara kadar gitmişti.belki de o ünlü büşranın suratına bile bakmayacaktı, belki de sevgilisi vardı.ama, onu görmek için can atıyordu, hemen bir otele yerleştiler.fulya “ben korkuyorum büşra”
dedi.büşra “neden korkuyosun??”
fulya “burayı hiç bilmiyoruz, ya kaybolursak”
büşra “inan bana, aşk izini hiç kaybettirmez ve ben de kaybetmicem”…
amerikaya geleli bir hafta olmuştu.artık bazı yerlere aşinalıkları vardı.büşra ve fulya bir karaoke barda işe girmişlerdi.iş çıkışı büşra otele gidecekti, fulyaysa gece çalışacaktı.otel, işe yakın olduğu için büşra yürüyerek gidiyordu.tam otele gireceği sırada durdu.İŞTE O!!tam karşısındaydı, otelden çıkıyordu.ama nereye gidiyordu ki…
büşra, hiçbir yerini hissetmiyordu.napacaktı, otele girip yine onun hayaliyle uykuya mı dalacaktı?
hayır!onu bulmuşken bir daha kaybedemezdi.hemen bir taksiye bindi ve onun arabasını takipe başladı…
aradan yarım saat geçmişti, büşra hala onu takip ediyordu.sonunda arabasını durdurdu.büşra’da taksiden indi.z…’in girdiği apartmana dikkatlice baktı, kat pencerelerine bakarken birden bi pencereden ışık yansıdı.demek ki z… üçüncü katta oturuyordu.
büşra havalarda uçuyordu, onu bulmuştu bu nasıl olabilirdi.aslında hiç inanmamıştı, boş olduğunu düşünmüştü ama o birkaç metre ötesindeydi.birşeyler yapmalıydı, hemen bara gitti, fulya çıkmak üzereydi.
büşra “buldum, onu buldum.”
fulya “nee!!buldun mu, nasıl?”
büşra “nasıl olduğunu boşver!gel benimle”
dedi ve onu çekiştirerek gitti.tekrar z…’in kapısının önüne gelmişlerdi.
büşra “burda oturuyor”
fulya “eee, biz ne yapacağız ki??”
büşra düşünüyordu, bişeyler bulmalıydı.bu burda kapanmamalıydı.düşündü düşündü…
büşra “buldumm!!”
dedi ve büşra’yı z…’in oturduğu apartmanın karşı apartmanına sürükledi…
karşı apartmana girdiler.
fulya “noluyo” diye sordu.büşra hemen üçüncü kattaki kapıyı çaldı.
fulya “iyi misin, sen?napıyosun?” diye sordu.kapıyı biri açtı.
büşra “afedersiniz, biz öğrenciyiz de kirada kalabileceğimiz bir ev arıyoruz.acaba, siz uygun musunuz?”
büşra bunu sorduğu için kendine inanamıyordu.fulya’da ondan farksızdı zaten.adam, bir hafta sonra büşralara haber verdi.büşraların şansı yaver gitmişti ve adam onlara evini açmıştı.artık z….’e çok daha yakınlardı.sabah işe gidiyorlardı.
fulya “buraya neden taşındık sanki, boşuna fazla para vericez şimdi”
büşra “bahane uydurma, otele daha çok para veriyorduk”
apartmandan çıktıklarında z…’ta apartmandan çıktı.büşra yine kilitlenmişti işte, z….’se onların suratına bile bakmadan arabasına binip gitti….
(kusura bakmayın, ünlünün ismini açık veremem)
büşra ümidini kesmeye başlamıştı, aradan bir hafta daha geçmişti.her gün aynı saatte evden çıkıyorlardı, büşra ona gözünü dikmiş bakarken, z….’inse onun varlığından haberi bile yoktu.işe gittiler.büşra kendini işe veremiyordu.yanlış kişiye yanlış sipariş götürüyordu.biri şarkı söyleyeceği zaman yanlış şarkı açıyordu.fulya onu bir kenara çekti.
fulya “neyin var yine?”
büşra “bilmiyorum, kendimi çok kötü hissediyorum”
fulya “hasta mısın?”
büşra “olabilir”
fulya gidip patrondan büşra adına izin aldı.büşra taksiye bindi ve eve geldi.tam apartmana girecekken, bir dürtü onu karşı apartmana girmeye zorluyordu.büşra karşı apartmana girdi.üçüncü kata çıktı.korktu, ya şimdi o gelirse diye düşündü ve koşar adımlarla merdivenlerden inmeye başladı…
büşra koşar adımlarla indi.tam kapıdan çıkacakken onunla çarpıştı.büşra çantasını düşürdü, z….’ta elindeki kağıtları.büşra çantasını yerden alırken z…’ta kağıtlarını alıyordu.birden göz göze geldiler.büşra onun mavi gözlerine bakınca bir an öleceğini hissetti.zorla konuştu.
büşra “özür dilerim”
z… “önemli değil, ben özür dilerim”
büşra “iyi günler”
z… “size de.”
dedi ve gitti.büşra tam gidecekken yerde bir kağıt gördü.hemen aldı, bir şarkı yazıyordu.z… bir şarkıcıydı zaten.büşra çok şanslı olduğunu düşündü, iyiki o apartmana girmişim dedi kendi kendine.
eve geldiğinde hemen z…’in salonuna bakan pencerenin karşısına geçti.elinde de o kağıt vardı.şarkıyı inceledi, sözleri çok güzeldi.şarkının adı “yeni birşeyler başlıyor” du.kendince şarkıyı söylemeye başladı.ilk kez sesinin bu kadar güzel olduğunu farketmişti bu şarkıyı söylerken.karşı pencereye baktığında z…’la göz göze geldi…
Tags: allah sevgisi, Anadolu, barış, başlangıç, bebek, islamiyet, kadın, merhamet, müslümanlık, Savaş, sigara, Turkiye
Türklük ile ilgili güzel sözler

Ulu Önder Atatürk’ün Türk’lük ile ilgili söylediği güzel sözler;
• Türkiye Türklerindir.
• Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki, başına geçireceği insanların kanlarındaki ve vicdanlarındaki cevheri asliyi tayin etmekten bir an uzak olmasın.
• Dünya üzerinde Türk’ten daha büyük, ondan daha eski, ondan daha temiz bir millet yoktur ve bütün insanlık tarihinde görülmemiştir.
• Bir gün ressamlar Türk’ün simasını kaybederlerse yıldırımı alsınlar yapıversinler.
• Türklerin yaşadıkları her yer misak-ı milli hudutları içindedir.
• Hayattaki yegâne üstünlüğüm Türk doğmaktır.
• Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz.
• Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir.
• Türk budur: Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
• Eğer bende bazı fevkaladelikler görüyor buluyorsanız bunları sadece ve yalnız Türk olmama, Türklüğüme bağlayınız.
• Bu ülke, tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.
• Yüksel Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur.
• Taş kırılır, tunç erir. Ama Türklük ebedidir.
• Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir.
• Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir.
• Türk, Türk olduğu için asildir. Bütün soy gururumuzu, Türk olmanın bilincinde buluruz.
• Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağımdır.
• Ulusal varlığımıza düşman olanlarla dost olmayalım. Böylelerine karşı, “Türk’üm ve düşmanım sana, kalsam da bir kişi” diyelim.
• Türk, çetin işler başarmak için yaratılmıştır.
• Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
• Bir Türk, cihana bedeldir.
• İstanbul’da çıkan bir dergiyi Kaşgar’daki bir Türk de anlayacaktır.
• Yetişecek çocuklarımıza Türkiye’nin istiklaline, kendi benliğine ve milli ananelerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.
• Temeli yüksek Türk kültürü olan Türk milletine düşen görev, bu ülkünün gereğini yerine getirmektir.
• Japon elçisine veda ederken:”Sizinle bir gün Çin’de karşılaşacağız”
• Oğuz, Kırgız, Tatar, Özbek, Yakut yok, Türk vardır.
Tags: ihanet, sadakat, Sağlık, silah, Turkiye, türklük, Türkü